hicabi bey’in kabul günü

ölüm (2): “çoğu insan ölüme hazır değildir, kendi ölümlerine de başkalarınınkine de. şoka girerler, ödleri boklarına karışır, sürpriz mi sürprizdir ölüm onlar için. olmamalı halbuki. ölümü ben sol cebimde taşırım. cebimden çıkarıp onunla konuşurum arada: ‘selam yavrum, ne haber? ne zaman geliyorsun beni almaya? hazırım ben.’

bir çiçeğin büyüyüşü ne kadar kederlendiriyorsa bizi, ölüm de öylecene kederlendirmeli. ölüm değil korkunç olan, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlar. insanların kendi hayatlarına saygısı yok. işiyorlar üstlerine, sıçıyorlar. geri zekâlılar. tek düşündükleri sikişmek, sinema, para ve sikişmek. çok geçmeden düşünme yeteneklerini yitirir, başkalarının onlar için düşünmelerine göz yumarlar. pamuk beyinliler. görüntüleri çirkin, konuşma tarzları çirkin, yürüyüşleri çirkin. yüzyılların muhteşem bestelerini çalın, duymaz kulakları. çoğu insanın ölümü aldatmacadan ibarettir. ölecek birşey kalmamıştır geriye.”

bukowski amcamızı davet ettim bugün, “yazmıştım ben ölüm maddesini, ama senin sözlerini aktarmayınca eksik kaldı tarifim” dedim. sağolsun, kırmadı, zahmet buyurup geldi, kendi elyazısıyla ekledi lugatimize yukarıdaki paragrafları.

hem özet olsun, hem de örnek cümle:ölüm, sol cebinde taşıman, arada sırada cebinden çıkarıp kendisiyle hasbıhal etmen gereken şeydir.”

Reklamlar

There are no comments on this post.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: