harfiyatçı und hafriyatçı hicabi bey

hurufilik: harflerle yani hurufatla aklını bozmuş delilerin tarikatı. meselâ ben hurufiyimdir, u harfiyle kafamı bozmuşumdur. şöyle bozmuşumdur: hayatta en sevdiğim üç şeyin isminde ünlü harf olarak sadece u geçmektedir. verdiğim önem sırasıyla: 1. kuku, 2. su, 3. uyku. (fizyoloji yasalarına uyarsak sıralama şöyle olur elbet: 1. su, 2. uyku, 3. kuku. lâkin kim ziqer fizyoloji yasalarını.) gelgelelim 1 numerodaki arkadaşla aramdaki ilişki de u doludur maalesef: kuşku! nesinden kuşku duyarım onun, sahibinden elbette, kendisinden olacak değil a! kuku sahipleriyle aramdaki seviyeli münasebet beni artık misojin hatta jinofob sınıfının şerefli bir mensubu yapmaya yetecek kadar malzemeyle doldu da taştı şu ahir ömrümde. kuku kuşku götürmez derecede faideli bir nesne iken, sahibi kuşku götürmez derecede kuşku duyulması zaruri bir öznedir. tümleç değil öznedir, çünkü tümleç dediğin cümleden icabı halinde kıl bile kıpırdatmadan atılabilecek bir şahısken öznesiz cümle olabilemez, olsa olsa gizli özneli cümle olur ki ister gizli saklı dümen çevirsin, ister aleniyet prensibiyle şekil yapsın, özne öznedir aq. işbu öznemizden kuşku duymamın nedenine gelirsek, orada bi durup nefes alayım sayın seyircı.

hurufatla aklımı bozmuş olmam boşuna değil sayın seyircı, bak meselâ en sevdiğim şeylerin adları da aynı mübarek harfle, k ile başlar. sırasıyla: 1. kediler, 2. kitaplar, 3. kadınlar. şimdi çıkmalık yaparaktan bade süzerekten bana itiraz edecek, açığımı, çelişkimi yakaladığınızı söyleyeceksiniz, biliyorum, falımda çıktı. diyeceksiniz ki, yukarıdaki listeyle bu liste çelişiyor. çelişmiyor efenim, orada nesneler var, burada özneler. orada fizyolojik çıkarlar, burada karşılıksız dostluklar var. karşılıksız dostluk dedim de, yalan. hiçbir şey karşılıksız değildir hayatta, oturacak yer de yok, ister tek ayak üstünde dur ister bas git seyircı.

bak u filan dedik, u’lu bişey daha var, yağmur. bu sabah yağmur yağıyor istanbul’da, sığınacak bi dostum bile yok. böyle hayatın sülâlesini fassbinder sinemasına götüreyim. niye fassbinder, ne bilem, öyle denk geldi. aslına bakarsan ben o hayatı bergman ya da antonioni sinemasına götürsem daha esaslı olurdu. yeter bu kadar lugat paralama size, hadi evli evine, sıçan deliğine. ha, milpardon, örnek tümcemizi unutayazdıktı: hurufilik benim neyime, harf damlar yüreğime.”

Reklamlar

12 Yanıt

  1. İkinci listedeki sıralamanın esbab-ı mucibesi şöyle sayın seyircı: Kediler düşkırıklığına uğratmazlar insanı, kitaplar zaman zaman uğratsalar da bunu telafi etmesini çok iyi bilirler, kadınlarsa… (Üçnokta bazen kurtarıcıdır, öyle di mi!)

  2. Bayan ve şarz diyenler harfiyatla hafriyatı da karıştırıyorlar. Bunu yapan erkekse umrumda değil, kadınsa zaten dünyalarımız ayrı olduğundan o da umrumda değil. E öyleyse niye lafını ediyorum şimdi? Moliere’in şu nesir konuştuğunu bilmeyen kahramanı gibi bunlar da aslında harfiyatla hafriyatı karıştırınca çok önemli bir gerçeği bize anlatmış oluyorlar bilmeden: Yazı ile kazının ilintisini…

  3. hicabi beyin hastasıyız ayilecek.

  4. bayan, şarz ve herkez. lütfen!

  5. Amaninnn! “Lavabo”yu unutmuşum! Listeye tiz eklene!

    Aslı Hanım, hoşgeldiniz efenim.

  6. Evli Beyciğim,

    Hicabi Bey’i bi köşede kıstırırsam hesabını soracam bunun. Yazıları biz döktürüyoz, iltifatı o alıyor, olacak iş mi mirim!

  7. hicabi bey und hafif abi o kadar kıyak adamlar ki ben pek ayırmıyorum ikisini. yazıyı dur şimdi geceyarısı uykum var yarına bırakayım derken ilk paragraftan yakaladı yani. aşkolsun hicabi bey’e valla.

  8. ben hicâbi falan tanımam etmem Metin Beg! ancak istihfâf da etmem tabi.

    yanlız (!) (bkz. yalnız), damarıma bastınız ve bu blogda sanırım fikir ifşâ edeceğim ilk yazı bu olacak. evet, belâ geliyorum demez! siz kurdeşen döktünüz.

    zerre kadar hazetmem kendisinden lâkin internette ancak burası çıkıyor karşıma (etimoloji ile ilgili).bakınız efendim, mızrak veya kılıcın keskin ağzıyla ne yapılır? ya tahrîfâta ne dersiniz? şapkalarıma şimdiden uyuz olduğunuzu görür gibiyim ve bundan acayip keyiflendim. kah kah kih kih!!!

    ——————————————————-
    aynen nişanyan’dan alıntı:

    ~ Ar ḥarf حرف [#ḥrf] 1. mızrak veya kılıcın keskin ağzı, 2. yazı birimi, harf

    ● Karş. Arma #χrp (bileme, seskin veya sivri olma). “Yazı” anlamı muhtemelen eski çivi yazısının şeklinden veya “sıvri bir uçla kazıma” eyleminden ötürüdür. Karş. Tü çiz-, Yun gráphō, Lat scribere (1. sivri bir uçla çizmek, 2. yazı yazmak). ● Sam #χrb (kılıç, kesici alet) sözcüğüyle ilişkili olduğu varsayılabilir. Karş. harp1.

    __________
    EŞKÖKENLİLER:
    Ar #ḥrf: harf, herif, hurufat, muharref, tahrif

    —————————————————-

    ezcümle diyeceğim odur ki; herşey, bir şeyden can bulur.
    rabca, kökbükünlü bir dil değil mi? bir elif nelere muktedîr yâ râb! yâni bu iş şarz,meşaz, maşaj işine benzemez.

    ha bu arada, son 7 yılını inşaat sektörüne vakfetmiş olan ben, hafriyat yerine harfiyat diyen nice kazmayla birlikte çalıştım (kader diyemem elbet, ben kendim ettim!). kazma dememin sebebi, onca okumuş-yazmış çucuklar oluşlarındandır. yalnış(!) (bkz.yanlış) mıdır bu miendizcanların harfleri karıştırmaları? yoksa aslında iki kelime arasında çok da fark olmadığından mıdır?
    hurûfî miyim neyim?! 😛

    bunları yazarken hûriler geldi aklıma. yok, bunu kaptırmayayım! gidip hemen not edeyim.

  9. Canım gülüm Cano Hanımcığım,

    Şeref verdiniz diye klişe klişe başliycim değersiz sözlerime, lâkin hakikaten şeref verdiniz. Dünden beri dünyam gene kararmış vaziyetteyken sizi burada görünce bir (1 diil, herhangi bir) nisan sabahı pırt diye ansızın topraktan pırtlamış çiçek fidanına dönüvirdim.

    Şincik reglamlar -pardon, cevaplar:

    – Elbet bigün hidayete ereceksiniz canım gülüm Cano Hanımcığım, şu dünyada Sevan hocamı takdir etmeyecek aklı başında bi Allah’ın kulu yoktur, olabilemez, olabilenler sadece olabildiğini sanmaktadırlar ki bir boşsanıdır bu. Bundan siz de muaf değilsiniz, gün gelecek siz de saflarımıza katılacaksınız ve ben o zaman kurban niyetine on çocuğa kağıt fener, kaleidoskop filan yapıcam, sevindirecem kerataları, olmadı birer bilgisayar hedaye etmek için sporsor bilem ararım. Hem daha demin, sıcağı sıcağına liberal gençlerin sitesinde röpünü okuyuverdim ve ohhhş, iliklerime kadar ısındım.

    – Şapkalarınızdan hazzetmediğim hususu bir kuruntudan ibarettir, Hüsnü Kuruntu Bey yoldan geçmektedir ve siz de onu görmüş, selam vermişsinizdir. Lâkin ta ne vakıttır yazacaktım da elim varmadı, hayat gailesi ağzıma zıçtı, yoksa ben bu şapka mevzuunu sarahate gavıştıracaktım bi güzel. Siz böyle gaz verirseniz bigün o da olur. Mukadderat.

    – Yav boşuna değil ama yine de zahmet buyurmuşsunuz. E ama ben zaten dediğinizi son yorumumun son tümcelerinde dile getirmiştim. Orasını alıcı gözle okumadan geçmişsiniz sankim.

    Hülâsa:
    Sizi özümden çok seven ben, bi daha böyle uzun uzun kaybolursanız valla billa gendümü intaar edicem. Oğa göre.

    Hamiş:
    Şinci mes’eleye hurileri (ve aklımı) garıştırmanın ne alemi vardı. Allallaaa…

  10. Metin Beg;
    sizin taraf hani şu hidâyete ermiş olan taraf, bana olan hitâbınızı da başka yerlere çekmez inşallah! mâlûm, devir; ”bok at, izini de belli et devri!”

    sevan hocanızın sevgisini ve takdirini size iâde ederim! ben almiyim alerci yapıyo. aklım da çok şükür bulunduğu cenahta besin değeri gâyet yüksek gıdâlarla besleniyo, peynir ekmeğe tâlim etmiyo ayıptır söylemesi. yine de teklifiniz için teşekkür ederim. 😛

    yorumunuzda bi kısım şapkaya rast geldim, handiyse sevinecektim. sonra baktım âdeta beni memnun etmek için belli belirsiz yorumun içine serpiştirilmiş, en iyisi dikkate almamak dedim. 😀

    alıcı gözle bakmak hakîkaten gerekli. gerekli de, benim vurgulamak istediğim şey başka. harfiyatla hafriyata su katıp çamur yapmanızda bi mahsur yohtur dimek bâbında bir şey. o zaman niye mi miendizcanlarıma (bkz. inşaat miendizi) ”kazma” diye hitâp ettim? hah, onun da cevâbı hazır. aslında ikisinin farklı kelimeler olduğunu sanıp, bilmeden doğru kullanmalarından sebep.
    bayan” ile ilgili fikrim ise şu: beg önce bey’e sonra bay’a dönüşmüş. kimi aklıevvel zevat da ”bunun dişisini de bayan yapalım, olsun bitsin” demiş olabilir. mi acaba? gerçi ben baymaktan hiç hoşlanmadığımı gerektiği zaman gâyet nâhoş kelimelerle ifâde etmişimdir. demem o ki; harfiyatla hafriyat sap, bayan saman. 😉

    bunca hakedilmemiş güzel sözlerinize mukâbil, böylesine ham lâkırdılar ediyor oluşum epeydir kimseye bulaş(a)mamış olduğumdan olabilebilür!
    affınıza sığınmaksızın, selâm eder, başka âlemlere sıvışırım. 😀

    minik uyarı: bundan kelli bloguma gelip, hoşgeldiniz, beşgittiniz türünden yorumlar görmezden gelinecek oluptur, azîz milletimize duyurulur. ilkini saymıyoruz!

  11. Canım gülüm Cano Hanımcığım,

    Evvelen: Burada Hafif Abi’nin borusu öter, işbu plantasyonda Metin Bey yoktir. Hicabi Bey diye bi herif de dolaşıyor ortalıkta emme onun da size zararı neyin olabilemez zati. Onunçün hitabım nasıl olursa olsun göğnünüz hoş olsun misalidir.

    Saniyen: Metin Bey burada olsaydı ve de Eski Jazzetta günlerinde olsaydı, şincik sizin cenaha bi güzel giydirirdi! Ama kendisi buralara nadiren uğruyor, artık bi dahaki sefere inşallah. Kısmet.

    Salisen: Şapkaları “serpiştir”medim cancağızım, n’ayır. Belli bir kaide dahilinde kullanıyom ben o gözelim şepkelerimi. Ağnatacam vaktı sırası gelince, gışgırtmayınız beni reca ederim, dur bi hele.

    Mikrosalisen: Harfiyat-hafriyat mes’elesinde öyle gonuşuyonuz ki, ahali halâ bu hususta anlaşamadığımızı zannedecek! Halbuysa yüzde yüz anlaşmış -daha doğrusu başından beri mutabakat halinde- olduğumuz bir gerçek. Miyendiscanların hâl-i pürmelâlini de sizden önce ben söyledimdi yahu zaten.

    Mikronsen: Ne benim sözlerim “hakedilmemiş” sözler, ne de sizinkiler “ham lakırdı”. Bunu ben de biliyom, siz de. O halde üçüncü şahıslara gül reçeli kaşıklamak iktiza etmektedir.

    Ve dahi: Madem yorumları şeyttirmeyceniz, öyleyse niyçün “yorum yapcen mi lan!” diye milleti madara ediyonuz bakiym yeni malikânenizde?! Hı? Huu? Sesim geliyür mü?

  12. tübe tübeee!..
    biz size yorum şe’etmeyin mi didik a Metin Beg, pardon Hafif Şey! şe’edin de biz de yolumuzu bulalım de mi? ne o öyle ergencanlar gibi slm, nbr, ojgeldin-bejgittin felân. Hafif Abi insanları hafife almasın recâ idiciiim. tüy sıklet mi sandınızdı siz beni. 😛

    bu arada bizim cenah kimse tarafından giydirilmiyo, yıllardır aynı takım elbiseyle dolaşanları bilirim. peh!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: